7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun,
Türkiye Futbol Federasyonu’nun Üyesi Olduğu FIFA’ya ve
UEFA’ya Karşı Yükümlülükleri Bakımından Değerlendirilmesi
hakkında Bilgilendirme Notu

Konu: 26 Nisan 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7405 sayılı Spor
Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) ve Türkiye
futbol sistemine ilişkin öngördüğü düzenlemelerin TFF’nin üyesi bulunduğu FIFA ve UEFA
Konfederasyonlarının öngördüğü yükümlülükler açısından değerlendirilmesi, bu kanunun
uygulanması neticesinde TFF’ye ve futbol kulüplerine uygulanabilecek olası yaptırımların tespit
edilmesi ve değerlendirilmesi hakkındadır.

Yöntem: Bu çalışma hazırlanırken 5894 sayılı TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, 7405
sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanun, FIFA Statüsü, UEFA Statüsü, TFF Statüsü
ile AIHM kararlarının konu ile ilgili hükümleri tespit edilecek ve analiz edilecektir.

1. Giriş

26 Nisan 2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7405 sayılı Spor
Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu
(“7405 sayılı Kanun” veya
Yeni Spor Yasası”), Türkiye spor yapılanmasına ilişkin kapsamlı değişiklikler öngörmektedir. Bu
“Yeni Spor Yasası’na” ilişkin yasama çalışmaları çok uzun yıllardır devam etmekteydi ve en
sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından kanunlaştırılarak yürürlüğe girdi.
Ancak, ilk değerlendirme olarak, bu kadar uzun zamandır beklenen bir yasanın gelişigüzel
hazırlandığı, kendi içinde tutarsızlıkların bulunduğu ve Türkiye spor yapılanmasında aktör olan
kuruluşların, uluslararası spor yapılanmalarında maruz kalabileceği sorunlar göz önünde
bulundurulmadan hazırlandığı söylenebilir.

TFF’nin FIFA üyesi bir federasyon olduğu, hem 5894 sayılı TFF Kuruluş ve Görevleri Hakkında
Kanun’da hem de TFF Statüsü’nde tespit edilmiştir. Buna ek olarak, ilgili hükümlerde FIFA’nın
öngördüğü yükümlülüklere uyacağını taahhüt ettiği kabul edilmiştir. Ancak, 7405 sayılı Kanun’da
bu yükümlülüklerin ihmal edilmiş olması riski mevcuttur. Bu konuda kapsamlı bir çalışma ile bu
aykırılıkların tespit edilip giderilmesi gerektiği aşikardır.

2. FIFA ve UEFA Statülerinin TFF’ye Yüklediği Yükümlülükler
2.1.FIFA Statüsü

FIFA Statüsünün, Mayıs 2021 tarihli versiyonunda, üye birliklerine ve TFF’ye yüklediği
yükümlülükler aşağıdaki maddeler ile sabittir.

Madde 14 – Üye Birliklerin Yükümlülükleri

1.a – FIFA kurullarının statülerine, regülasyonlarına, direktiflerine ve kararlarına tam olarak uymak ve FIFA
Statüsü’nün 57. Maddesinin 1. Paragrafı uyarınca Spor Tahkim Mahkemesi’nin (CAS) temyiz ile kesinleşmiş
kararlarına uymak.
1.d – Kendi üyelerinin – FIFA organlarının statülerine, regülasyonlarına, direktiflerine ve kararlarına tam olarak
uymalarını sağlamak
1.f – FIFA Standart Statülerinin öngördüğü gereklilikler doğrultusunda statüleri onaylamak
1.i – Bu Statü’nün 19. Maddesi uyarınca işlerini bağımsız olarak yürütmek ve kendi işlerinin üçüncü kişiler
tarafından etkilenmemesini sağlamak
1.j – Bu Statü ve diğer düzenlemelerden doğan diğer tüm yükümlülüklere tam olarak uymak

2. Herhangi bir Üye Birlik tarafından yukarıda belirtilen yükümlülüklerin ihlali, bu Statüde öngörülen
yaptırımlara yol açabilir.

3. Paragraf 1.i’nin ihlali, üye Federasyonun davranışından / hatasından kaynaklanmasa bile yaptırımlara yol
açabilir. Her üye Federasyon; kurullarında görev alan üyelerinin ağır ihmali veya kasıtlı suiistimali nedeniyle
meydana gelen her türlü eyleminden FIFA'ya karşı sorumludur.

Madde 15 – Üye Federasyonların Statüleri

Üye Federasyonların tüzükleri iyi yönetişim ilkelerine uygun olmalı ve özellikle asgari olarak aşağıdaki
hususlara ilişkin hükümler içermelidir:
a) Din ve siyaset konularında tarafsız olmak,
c) Bağımsız olmak ve her türlü siyasi müdahaleden kaçınmak,
d) yargı organlarının bağımsız olmasını sağlamak (güçler ayrımı),
h) karar alıcı kurulların yetkilerini tanımlamak,
i) karar alma süreçlerinde menfaat çatışmalarından kaçınmak,
j) yasama yetkisi bulunan kurullar temsili demokrasi ilkeleri doğrultusunda futbolda cinsiyet eşitliğinin önemini
dikkate alarak oluşturulmak zorundadır

Madde 19- Üye Federasyonların ve Kurullarının Bağımsızlığı

1- Her üye Federasyon, işlerini bağımsız olarak ve üçüncü şahısların aşırı etkisi olmaksızın yürütür.
2- Bir üye Federasyon’un organları o birlik içinde ya seçilir ya da atanır. Bir üye derneğin tüzüğü, seçim veya
atamanın tam bağımsızlığını garanti eden demokratik bir prosedür sağlar.
3- 2. Paragrafta öngörülen hükümlere uygun olarak seçilmemiş veya atanmamış herhangi bir üye derneğin
organları, geçici olarak dahi olsa, FIFA tarafından tanınmayacaktır.
4- 2. Paragraf ile uygun olarak seçilmemiş veya atanmamış bir kurulun kararları FIFA tarafından
tanınmayacaktır

2.2. UEFA Statüsü 2021

FIFA Statüsünün, Mayıs 2021 tarihli versiyonunda, üye birliklerine ve TFF’ye yüklediği
yükümlülükler aşağıdaki maddeler ile sabittir.

Madde 7bis – Üye Federasyonların Yükümlülükleri

1.b- Bu Statüler, regülasyonlar ve kararlar ile CAS kararlarına uymak.

  1. Üye Federasyonlar işlerini bağımsız olarak ve üçüncü şahısların etkisi altında olmadan yürütecektir. Üye
    Federasyonlar tüzüklerini, yönetim kurulunun demokratik bir süreç ile özgürce seçilmesini sağlayacak biçimde
    düzenleyecektir. Böyle bir süreç sonucunda seçilmeyen veya atanmayan herhangi bir kurul veya karar, geçici
    süreli dahi olsa, UEFA tarafından tanınmayacaktır.
  2. Üye Federasyonlar, üye federasyon (ulusal) düzeyinde düzenlenen herhangi bir maçın veya müsabakanın
    bütünlüğünün tehlikeye girebileceği durumlara karşı ne gerçek ne de tüzel bir kişinin (holding şirketleri ve yan
    kuruluşlar dahil) birden fazla kulüp üzerinde kontrol veya etki yapmamasını sağlamalıdır. Üye Federasyonlar,
    bu tür bir yükümlülüğü tüzüklerine dahil edecek ve gerekli uygulama hükümlerini ortaya koyacaktır.
  3. Üye Federasyonlar, üye federasyon (ulusal) düzeyinde düzenlenen herhangi bir maçın veya müsabakanın
    bütünlüğünün tehlikeye girebileceği durumlara karşı ne gerçek ne de tüzel bir kişinin (holding şirketleri ve yan
    kuruluşlar dahil) birden fazla kulüp üzerinde kontrol veya etki yapmamasını sağlamalıdır. Üye Federasyonlar,
    bu tür bir yükümlülüğü tüzüklerine dahil edecek ve gerekli uygulama hükümlerini ortaya koyacaktır.
2.3. Değerlendirme ve Olası Yaptırımlar

UEFA Statüsünde TFF için öngörülen yükümlülükler, FIFA Statüsünde belirlenen yükümlülükler
ile neredeyse aynıdır. Bu sebeple, sadece FIFA Statüsünde yükümlülükler dikkate alınabilir. FIFA
Statüsünde, TFF’nin, Üye Federasyon sıfatı hasebiyle, FIFA’nın düzenlemelerine uyması
gerektiği belirtilmiştir. Bu bakımdan TFF hem kendisi hem de kendi kurul ve üyelerinin FIFA
kurullarının statülerine, regülasyonlarına, direktiflerine ve kararlarına tam olarak uymalarını
sağlamakla yükümlüdür. Ayırca, TFF’nin işlerini bağımsız olarak ve üçüncü kişilerden
etkilenmeden yürütmesi gerekliliğini belirtmiştir.

FIFA tarafından belirtilen yükümlülüklerin ihlali halinde ise TFF’ye yaptırımların
uygulanabileceği aynı statüde, çeşitli maddelere belirtilmiştir. Üye Federasyon olarak TFF’nin bu
yaptırımlara maruz kalmasında, statü doğrudan TFF’nin kusurunu aramamaktadır. Örneğin, FIFA
Statüsü 19. Madde’de belirtilen işlerin bağımsız ve üçüncü kişilerin etkisinden uzak yönetilmesi
yükümlülüğünün ihlalinde TFF’nin kusuru aranmamaktadır. Bu maddenin ihlali, TFF
davranışından / hatasından kaynaklanmasa bile yaptırımlara yol açabilir. TFF, kurullarında görev
alan üyelerinin ağır ihmali veya kasıtlı suiistimali nedeniyle meydana gelen her türlü eyleminden
FIFA’ya karşı sorumludur.

TFF’nin futbol işlerini yürütürken bağımsız ve üçüncü kişilerin etkilerinden uzak olması
gerekliliğinin kapsamı FIFA Statüsü’nün 15’inci ve 19’uncu maddelerinde açıklanmıştır. Bu
bağlamda, TFF yönetiminin ve genel kurulunun; din ve siyaset konularında tarafsız olması, her
türlü siyasi müdahaleden kaçınması, yargı organlarının bağımsız olması, karar alıcı kurullarının
yetkilerinin tanımlanması ve bu süreçlerde menfaat çatışmalarından kaçınması ile kurullarında
temsili demokrasi ilkelerine riayet etmesi gerekmektedir. Ayrıca, kurullarının seçilmesi veya
atanması sırasında, demokratik bir prosedürün sağlanması gerekir. Aksi takdirde, bu kurulların
kararları FIFA ve UEFA tarafından tanınmayacaktır.

FIFA Statüsü, bu yükümlülüklerin ihlali durumunda 16’ncı ve 17’nci maddelerinde üyelikten
doğan haklarının askıya alınması ve ihraç edilme yaptırımlarını öngörmüştür.

Hakların askıya alınması yaptırımı, FIFA Konsey’inin (Konsey) talebi doğrultusunda Kongre
tarafından uygulanabilir. Ancak, Konsey, Kongre’de bir oylama yapılmadan, yükümlülüklerini
ciddi bir şekilde ihlal eden federasyonun haklarını geçici olarak hemen etki edecek şekilde askıya
alabilir. Bu yaptırım neticesinde, üye federasyon üyelikten doğan haklarını kullanamaz, diğer üye
federasyonlar ile sportif faaliyette bulunamaz. Ek olarak, Disiplin Komitesi ek yaptırımlar
uygulayabilir.

İhraç yaptırımı ise Üye Federasyonun; FIFA’nın öngördüğü finansal yükümlülüklerin yerine
getirememesi, FIFA Statülerini, regülasyonlarını ve kararlarını ciddi şekilde ihlal etmesi ve
ülkesinde futbolu temsil eden birlik olma vasfını kaybetmesi durumlarında uygulanır.

Sonuç olarak, 7405 sayılı Kanun’un TFF’yi ve Türkiye futbol yapılanmasını maruz bırakabileceği
yaptırımlar yukarıda açıklananlar doğrultusunda değerlendirilmelidir.

5894 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevlerı̇ Hakkında Kanun’un ve TFF
Statüsünün FIFA ve UEFA Yükümlülükleri Hakkındaki Hükümleri

TFF, kanunla kurulmuş bir federasyondur. Türk hukuk sistemindeki niteliği ve kişiliği, bu sebeple
uzun süredir tartışma konusudur.

3.1. 5894 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevlerı̇ Hakkında Kanun

Madde 1 – Amaç

  1. Bu Kanunun amacı; her türlü futbol faaliyetlerini milli ve milletlerarası kurallara göre yürütmek,
    teşkilatlandırmak, geliştirmek ve Türkiye’yi futbol konusunda yurt içinde ve yurt dışında temsil etmek üzere,
    özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip, özerk Türkiye Futbol Federasyonunun kurulması, teşkilat,
    görev ve yetkilerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.

Madde 3- Görevleri

1.a- Türkiye’deki her türlü futbol faaliyetini yürütmek, düzenlemek ve denetlemek

1.c- FIFA ve UEFA’nın yetkili organları tarafından konulan kuralların gereği gibi uygulanmasını sağlamak,
ulusal talimatlar hazırlamak ve Türkiye’yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek

1.f- Üyelerinin, kulüplerin, futbolcuların, hakemlerin, yöneticilerin, teknik direktör ve antrenörlerin, sağlık
personelleri, futbolcu temsilcileri ve müsabaka organizatörleri ile diğer tüm ilgililerin FIFA, UEFA ve TFF
tarafından konulan Statü, talimat ve düzenlemeleri ile bunların yetkili kurulları tarafından verilen kararlara
uymalarını sağlamak.

2. TFF’nin teşkilat, görev ve yetkileri, teşkilatın çalışma usul ve esasları, oluşturulacak diğer kurul ve birimler,
merkez, yurt içi ve yurt dışı teşkilat birimlerinin görevleri ile bu Kanunun uygulanmasına dair diğer hususlar;
TFF’nin üyesi bulunduğu FIFA ve UEFA kurallarına uygun olarak, Genel Kurulun yapacağı ve Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek TFF Statüsü ile Yönetim Kurulunun yapacağı ve aksi
kararlaştırılmadığı sürece TFF’nin resmi internet sitesinde yayımlandığı gün yürürlüğe girecek talimatlarla
belirlenir.

Madde 4 – Teşkilat
TFF, FIFA ve UEFA üyesidir.

3.2.Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü

Madde 1 – Unvan, merkez, hukuki nitelik ve logo

1. Bu Statünün amaç, özerk Türkiye Futbol Federasyonunun genel ilkelerini … düzenlemektir. İşbu Statü,
Türkiye’deki her türlü futbol faaliyetinin organizasyonunun ve gelişiminin ulusal ve uluslararası kurallara
göre
gerçekleştirilmesini kapsar.

5. TFF, 1923’ten beri FIFA’nın ve 1962’den beri de UEFA’nın bir üyesidir.

Madde 2 – Amaç

1.c- FIFA ve UEFA tarafından konulan kuralların gereğince uygulanmasını sağlamak, bu konuda yurt
içinde ilgili düzenlemeleri yapmak […];

1.f- Kendi üyelerinin, kulüplerin, futbolcuların, hakemlerin, yöneticilerin, teknik direktörlerin ve antrenörlerin,
sağlık personelinin, futbolcu temsilcilerinin, müsabaka organizatörlerinin ve diğer tüm ilgililerin FIFA, UEFA
ve TFF’nin statü, talimat ve kararlarına ve ayrıca adı geçen futbol otoritelerinin yetkili organ ve
kurullarının verdiği kararlara uymalarını sağlamak;


1.l- FIFA ve UEFA’nın statülerine, talimatlarına ve kararlarına riayet etmek;

1.m- (01.06.2019 tarihli Genel Kurul kararı ile değişik) FIFA ve UEFA Statülerinde belirtilen yargı kurullarının
ve FIFA ve UEFA Statülerinin ilgili maddelerinde belirtildiği şekliyle Spor Tahkim Mahkemesi’nin (CAS)
yetkisini tanımak.

Madde 4- Dostane İlişkilerin Teşvik Edilmesi

2. Futbol alanında faaliyet gösteren her kişi ve kuruluş FIFA ve UEFA’nın statülerine, talimatlarına, düzenleme
ve kararlarına ve ayrıca fair play kurallarına uygun olarak bağlılık, dürüstlük ve sportmenlik ilkelerine saygı
göstermekle yükümlüdür.

3. (29.06.2011 tarihli Genel Kurul kararı ile değişik) Mevzuatın emredici hükümlerinde aksi açıkça
öngörülmediği sürece TFF, Türkiye’deki kendi üyeleri, kulüpler, hakemler, futbolcular, teknik direktör ve
antrenörler, futbolcu temsilcileri, sağlık personelleri ve müsabaka organizatörleri arasında çıkan uyuşmazlıkları
çözmek için gerekli kurumsal düzenlemeleri yapar.

Madde 7- TFF organlarında ve kurullarında görev alanların ve yetkililerin davranışı

TFF’nin organ veya kurullarında görev alanlar ile TFF’nin yetkilileri, FIFA, UEFA ve TFF’nin statülerine,
talimatlarına, düzenleme ve kararlarına ve ayrıca kendi faaliyetleri ile ilgili olması halinde FIFA’nın Etik
Kuralları’na ve fair play kurallarına uygun olarak bağlılık, dürüstlük ve sportmenlik ilkelerini gözetmekle
yükümlüdürler.

3.3.TFF Kuruluş Kanunu’nun ve TFF Statüsünün FIFA ve UEFA yükümlülükleri
bakımından değerlendirilmesi

TFF’nin hukuki statüsü, kendi kuruluş kanununda ve statüsünde belirlenmiştir. Bu tanıma göre
TFF, kanunla kurulmuş, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip ve özerktir. Ayrıca,
TFF’nin FIFA ve UEFA üyesi olduğu Kuruluş Kanunu ve Statü ile tespit edilmiştir. TFF’nin
görevleri sayılırken de FIFA ve UEFA yükümlülüklerine tam anlamıyla uyulacağına ilişkin
hükümlere yer verilmiştir.

FIFA ve UEFA’nın statülerinde öngördüğü bağımsızlık yükümlülüğü kuruluş kanununda yer
verilen ‘özerk’ tanımlamasıyla görünüşte ihlal edilmiştir. Ancak, bu tanımlama FIFA veya UEFA
tarafından herhangi bir yaptırıma tabi tutulmamıştır. Kanun’da ve Statü’de yer verilen
düzenlemelerde FIFA ve UEFA’nın öngördüğü yükümlülüklere tam bir uyumluluk mevcuttur. Bu
durumda TFF de jure olarak özerk bir statüye sahip olsa da de facto olarak bağımsızdır. Bu durum,
FIFA ve UEFA tarafından bu zamana kadar herhangi bir yaptırım uygulanmaması sebebiyle tespit
edilmiş sayılabilir.

Bu sebeple, olası FIFA ve UEFA yaptırımlarına ilişkin değerlendirmenin kapsamı 7405 sayılı
Kanun ile TFF Kuruluş Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile sınırlandırılmalıdır. TFF’nin kusur
sorumluluğunun doğması için ise mevzuatın emredici hükümleri haricinde 7405 sayılı Kanun’da
yapılan değişikler ile TFF’ye tanınan takdir yetkilerinin, FIFA ve UEFA’ya karşı yükümlülüklerini
ihlal edecek şekilde kullanması gerekmektedir. Ancak, 7405 sayılı Kanun, TFF’nin herhangi bir
etkisi dahi olmadan FIFA ve UEFA yükümlülüklerini ihlal ettiği takdirde, TFF yaptırımlara maruz
kalabilir.

7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nda TFF’nin FIFA ve
UEFA’ya Karşı Yükümlülüklerine İlişkin Hükümler

Madde 1- Amaç ve Kapsam
(2) Bu Kanunun 3 ila 20’nci maddeleri ile 42 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 47 nci maddesinin beşinci
fıkrası saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun hükümleri kuruluş kanunu bulunan spor federasyonları hakkında
uygulanmaz.
(3) Payları borsada işlem gören spor anonim şirketleri de dâhil olmak üzere tüm halka açık spor anonim şirketleri
sermaye piyasası mevzuatına tabidir. Bu Kanunda spor anonim şirketleri için getirilen hükümler, sermaye
piyasası mevzuatının halka açık şirketler için getirdiği düzenlemelerden ayrılmadığı sürece uygulanır. Aynı
konuda farklı hükümler olması durumunda halka açık spor anonim şirketlerine sermaye piyasası mevzuatı
hükümleri uygulanır.

Madde 3- Spor Kulüplerinin Kuruluş ve Tüzel Kişiliğin Kazanılması
(2) Spor kulübü kurmak için kuruluş bildirimi, tüzük ve gerekli diğer belgelerle birlikte Bakanlığa başvuruda
bulunulur.
(4) Kuruluş bildirimi, tüzük ve diğer belgelerde mevzuata aykırılık veya noksanlık bulunmaz ya da bu aykırılık
veya noksanlık süresinde giderilmiş bulunursa spor kulübü Bakanlık tarafından spor kulüpleri siciline tescil
edilir ve bu tescille tüzel kişilik kazanır.

Madde 4- Spor faaliyetlerine katılım
(1) Spor kulüplerinin bir spor dalında faaliyetlere katılabilmesi, bu spor dalının bağlı olduğu spor federasyonu
tarafından tescil edilmesine bağlıdır. İlgili spor dalı tescilleri, spor federasyonları tarafından ayrıca Bakanlığa
bildirilir.

Madde 12- Üst Kuruluş
(2) Amatör spor faaliyetlerinde bulunan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, il sınırları içerisinde en az on
beş spor kulübü veya spor anonim şirketinin bir araya gelmesiyle federasyon, en az on beş federasyonun bir
araya gelmesiyle de konfederasyon kurabilirler.

Madde 13- Denetim ve beyanname usulü
(1) Spor kulüpleri, spor anonim şirketleri ve üst kuruluşların; ilgili mevzuat, tüzük ve esas sözleşmelerinde
gösterilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleri, defterlerini ve kayıtlarını mevzuata uygun
olarak tutup tutmadıkları başta olmak üzere, idari ve mali her türlü işlem ve faaliyetleri Bakanlık tarafından
denetlenir.
(3) Bakanlık, denetimi belirlediği liglerde faaliyette bulunan spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin mali
durumunu ve kâr-zarar hesaplarını, yıllık dönemler hâlinde, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları
Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bir bağımsız denetim kuruluşuna denetlettirmek suretiyle de
gerçekleştirebilir. Bu denetimin giderleri Bakanlık tarafından karşılanır. Beş yıl içinde aynı şirket için toplam üç
yıl denetçi olarak seçilen denetçi iki yıl geçmedikçe denetçi olarak yeniden seçilemez. Kamu Gözetimi,
Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve bu
fıkrada belirtilen süreleri kısaltmaya yetkilidir.
(4) Spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, yıl sonu itibarıyla veya en yüksek harcamaya sahip olan spor
dalındaki müsabakaların yapıldığı döneme göre gelir ve gider işlemlerinin sonuçlarını ve kâr-zarar ve bilanço
hesaplarını düzenleyecekleri beyanname ile her yıl hesap dönemi bitiminden itibaren üç ay içinde Bakanlığa
vermekle yükümlüdür.

Madde 14- Spor anonim şirketi vasfının kazanılması ve kaybedilmesi
(1) 6102 sayılı Kanuna göre kurulan ve tüzel kişilik kazanan anonim şirketler, Bakanlık tarafından tescil
edilmeleri ile spor anonim şirketi vasfını kazanır.
(2) Spor federasyonları, belirli liglerde yer alabilmek için spor anonim şirketi statüsünde olma yükümlülüğü ve
bu şirketler için ödenmiş sermayesi bir milyon Türk lirasından az olmamak üzere asgari sermaye zorunluluğu
getirebilir.

Madde 20- Spor Kulüpleri ve Spor Anonim Şirketlerinin Bütçe ve Harcama İlkeleri
(7) Spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri, tescilli oldukları ulusal spor federasyonu ile bu spor federasyonunun
üyesi olduğu uluslararası kuruluşların belirlediği sportif, altyapı, personel, idari, hukuki, mali ve diğer kriterleri
yerine getirmek zorundadır.
(11) Denk bütçe şartları, bütçeyi oluşturan gelir ve giderler ile bunların nitelikleri, bütçeye dâhil edilmeyecek
giderler, emsal fiyatlar üzerinden gelir gider tablosuna dâhil edilecek gelir ve giderler, denk bütçeden muaf
olacak kulüp ve spor anonim şirketleri, kademeli bir şekilde kabul edilebilecek zarar miktarı, bu kapsamda
uygulanacak disiplin cezaları ve denk bütçeye ilişkin diğer esaslar uluslararası spor kuruluşlarının düzenlemeleri
göz önüne alınmak suretiyle ve bu Kanunda belirtilen bütçe ve harcama ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla ilgili
spor federasyonu tarafından talimatla belirlenir.
(13) Spor kulübü ve spor anonim şirketi başkan ve yönetim kurulu üyeleri ile yöneticileri; mevzuat, tüzük ve
esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kasıt veya ihmalle ihlal ettikleri takdirde kulüp, şirket, pay sahipleri
ve alacaklılara karşı verdikleri zararlardan müteselsilen sorumludur. Ancak zarara sebebiyet verenlerin bu
maddenin dördüncü, beşinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkralarına aykırılık hâllerine ilişkin sorumluluklarında
kasıt veya ihmal aranmaz ve zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat etmedikçe
sorumluluğu devam eder. Bu durumda spor kulübü, spor anonim şirketi, spor anonim şirketi pay sahipleri ve
bunların alacaklıları, spor kulübünün ve spor anonim şirketinin yükümlendirildiği tutar için sorumluları
doğrudan takip edebilir.

Madde 42- Bakanlık denetimi, incelemesi ve soruşturması
(4) Kendi kuruluş kanunu bulunan spor federasyonları açısından yapılacak Bakanlık denetiminin kapsamı,
Bakanlık tarafından yapılacak ayni ve nakdî yardımlar ile tahsislerin mevzuata ve amacına uygun olarak
harcanması ve kullanımının tespiti ile sınırlıdır. Yapılan denetim sonucunda tespit edilecek her türlü zarar
Bakanlık tarafından ilgililerden tahsil edilir. Kendi kuruluş kanunu bulunan spor federasyonu yönetim
kurulunun, genel kurul tarafından ibrası yönetim kurulunun denetim sonucu ortaya çıkacak sorumluluğunu
ortadan kaldırmaz.

Madde 47- Ceza hükümleri ve soruşturma usulü
(1) Spor kulübü ve spor anonim şirketi başkan, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri bu Kanunun 20 nci
maddesinin dördüncü, beşinci veya sekizinci fıkralarına aykırı fiilleri nedeniyle bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(5) Bakanlık ve diğer kamu kurumları tarafından tahsis edilen taşınmazlar ve sağlanan destekleri, kuruluş kanunu
bulunan spor federasyonları da dâhil tahsis ya da destek amacı dışında kullananlar bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.

Madde 52 ve 53’te Kuruluş Kanunu’nda değişiklikler yapılmış ve ilk derece hukuk kurullarına ve tahkim
kuruluna ilişkin hükümler AİHM’nin Ali Rıza ve Diğerleri v. Türkiye kararında öngördüğü şekilde
düzenlenmiştir.

Geçiş Hükümleri

Geçici Madde 1 –
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 5253 sayılı Kanun kapsamında kurulmuş ve Bakanlık veya Türkiye
Futbol Federasyonu tarafından tescil edilmiş olan spor kulüplerinin, İçişleri Bakanlığı nezdindeki dosya ve
kayıtları, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç üç ay içinde Bakanlığa devir ve teslim edilir.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 5253 sayılı Kanuna istinaden kurulmuş ve Bakanlık veya Türkiye
Futbol Federasyonu tarafından tescil edilmiş olan gençlik ve spor kulüpleri; faaliyet göstermek istedikleri alana
göre, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde spor kulübü veya gençlik derneği olarak
tercihlerini yaparak Bakanlığa bildirimde bulunurlar. Münhasıran gençlik faaliyetlerinde bulunacak gençlik
dernekleri, 5253 sayılı Kanuna tabi olarak faaliyetlerini sürdürür.
(6) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan ve spor alanında faaliyet gösteren anonim şirketler,
Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde Kanunda kendileri için öngörülen yükümlülükleri
yerine getirerek spor anonim şirketi hâline gelirler. Bu süre içinde uygunluğunu sağlayamayanlara, altı aya kadar
ek süre verilebilir. Bu süre sonunda yükümlülüklerini yerine getirmeyen anonim şirketler spor faaliyetlerine
katılamaz.

4.1.7405 sayılı Kanun’un FIFA ve UEFA yükümlülükleri bakımından değerlendirilmesi

7405 sayılı Kanun ile ilgili ilk ve en önemli sorun, bu kanun hükümlerinin TFF’ye uygulanıp
uygulanmayacağıdır. Kanun’un 1’inci maddesinin ikinci paragrafında, istisna tutulan hükümler
dışında, bu Kanun hükümlerinin kuruluş kanunu bulunan spor federasyonlarına uygulanmayacağı
belirtilmiştir. TFF de 5894 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevlerı̇ Hakkında
Kanun ile kurulmuş bir federasyon olduğu için bu istisnai durumun kapsamının belirlenmesi
gerekmektedir. Öncelikle bu düzenlemenin ne anlama geldiği tam olarak belirlenmelidir.

Kanun Teklifinin Görüşüldüğü TBMM Genel Kurul tutanaklarında ilgili hükmün gerekçesi şöyle
belirtilmiştir: “Önergeyle, kuruluş kanunu bulunan spor federasyonlarına uygulanacak
hükümlerin anlaşılabilir olmasına […] ilişkin düzenleme yapılmaktadır.”
Maalesef bu hükmün
gerekçesi, hükmün amacına ve nasıl uygulanacağı konusuna herhangi bir açıklama getirmiyor.

Eğer lafzi bir yorum yapacak olursak, Kanun’da belirtildiği şekliyle, yalnızca sayılan hükümlerin
TFF’ye uygulanacağı ve bunun dışında kalan düzenlemelerde spor federasyonlarına tanınan
hakların ve yükümlülüklerin TFF için geçerli olmayacağı sonucu çıkarılabilir. Ancak, her
halükârda TFF’nin futbola ilişkin yetkilerini dolaylı olarak ilgilendiren hükümlerin olduğu inkâr
edilemez. Eğer, bu istisna hali geniş yorumlanacak olursa TFF’nin görevleriyle örtüşen yeni kanun
hükümlerinin de uygulanmayacağı sonucu çıkarılabilir. Bir diğer yandan, bu istisna hali dar
yorumlanacak
olursa, TFF’nin görevleriyle örtüşen hükümlerinin uygulanacağı ve bu sebeple de
FIFA’ya ve UEFA’ya karşı yükümlülükler bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu
maddenin nasıl yorumlanacağının bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu çalışmada, TFF’nin FIFA’ya ve UEFA’ya karşı yükümlülükleri bakımından bir değerlendirme,
bu hükmün dar yorumlanacağını kabul ederek yapılacaktır.

Yukarıda da belirtildiği üzere, FIFA’nın ulusal federasyonlar ve TFF için öngördüğü
yükümlülüklerden bir tanesi futbola dair işlerinin bağımsız bir şekilde üçüncü kişilerin etkisinden
bağımsız olarak yönetilmesidir. Bu yükümlülüğün ne anlam ifade ettiğini daha iyi anlamak için
FIFA’nın 2015 yılında Yunanistan Futbol Federasyonu’na ilişkin yaptırım tehdidinden
bahsedilebilir. Yunanistan hükümetinin ülkedeki futbol müsabakalarının ciddi şiddet olayları
sebebiyle üç kez durdurulmasını takiben sporda şiddetin önlenmesine yönelik çıkarmayı planladığı
yasa tasarısı FIFA ve UEFA’nın dikkatini çekti ve Yunan hükümetine bir mektup göndererek bu
yasa tasarısının FIFA ve UEFA’nın üçüncü kişilerin ulusal futbol federasyonu üzerinde etkisine
ilişkin kurallarını ihlal edeceği gerekçesiyle bu yasanın yürürlüğe girmesi halinde Yunanistan
Futbol Federasyonu’na yaptırım uygulanacağını söyledi. Burada FIFA ve UEFA’nın üçüncü
şahısların etkisi tanımının ne ifade ettiğini daha net anlayabilmekle beraber bir ülkenin kendi
sınırlarında yasama yetkisini kullanmasının FIFA ve UEFA tarafından yaptırıma tabi tutulup
tutulamayacağından en son kısımda bahsedilecektir.

7405 sayılı Kanun’da devletin futbolun işleyişine müdahil olduğu alanların sayısı artmaktadır. İlk
olarak, spor kulübü ve spor anonim şirketi tüzel kişiliğinin kazanılması Gençlik ve Spor
Bakanlığının tescili şartına bağlanmıştır. Bu durum futbol yönetiminde ilgili Bakanlığın TFF’ye
ortak olduğu şeklinde yorumlanabilir. Futbolun asli unsuru olan futbol kulüplerinin kurulması
konusunda Bakanlığa bir söz hakkı verilmiştir. Bu doğrudan, FIFA’nın üçüncü kişilerin
müdahalesi ve her türlü siyasi müdahale yasağının ihlali anlamına gelmektedir. Tüzel kişilik
kazanan spor kulüplerinin, 7405 sayılı Kanun öncesinde müsabakalara katılabilmesi yalnızca ilgili
federasyonun, yani TFF’nin, sicile tescil edilmesi şartına bağlı iken; ilgili Bakanlığa bu tescilin
bildirilmesi şartı da getirilmiştir.

Önceki kanun döneminde, spor kulüplerinin dernek statüsünde kurulması herhangi bir esas
incelemeye tabi değilken, gerekli belgelerin teslim edilmesi ile spor kulüpleri dernek tüzel
kişiliklerini kazanmaktaydı. 7405 sayılı Kanun ile, spor kulüplerinin kurulmasına ilişkin olarak,
ilave bir kuruluş şartı olarak Gençlik ve Spor Bakanlığının incelemesi ve onayı zorunluluğu
öngörülmektedir. Bu husus, FIFA tarafından, doğrudan bir müdahale olarak görülebilecektir. 7405
sayılı Kanun öncesinde spor kulüpleri diğer tüzel kişilikler gibi dernek veya anonim şirket şeklinde
kurulabilir ve yapılan inceleme ek bir müdahale olarak görülmezken, yeni bir spor yasası ile bu
müdahalenin azaltılması beklenirken kuruluş onayının Gençlik ve Spor Bakanlığına aktarılması
özel bir müdahale oluşturmaktadır. Zira, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan kuruluş işlemleri
bütün dernek tüzel kişiliklerini kapsayıp yalnızca usuli bir işlem olarak görülebilecekken, Gençlik
ve Spor Bakanlığının yapacağı denetim, yalnızca spor kulüplerine ve spor anonim şirketlerine
yönelik olması hasebiyle, daha özel ve dar bir alanda olacağından esasa ilişkin bir değerlendirme
ihtimalini arttırmaktadır.

7405 sayılı Kanun’da denetim usullerine ilişkin düzenlenen 13’üncü TFF bünyesinde bulunan
bütün spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerinin faaliyetlerinin esasına ilişkin incelemenin
münhasıran Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yapılacağı belirtilmiştir. Ayrıca, her türlü idari
ve mali işlem ve faaliyet yine Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından denetime tabi tutulacaktır.
Böylesine geniş bir denetimin FIFA ve UEFA’nın öngördüğü müdahale yasağını doğrudan ihlal
edeceğinden hiçbir şüphe yoktur

Gençlik ve Spor Bakanlığının, spor kulüplerine ve spor anonim şirketlerine ilişkin denetim yetkisi
yalnızca yeni kurulacak olan spor kulüplerini ve spor anonim şirketlerini kapsamamaktadır. 7405
sayılı Kanun’un Geçiş Hükümleri kısmında yer verildiği üzere, halihazırda kurulu bulunan tüzel
kişiliklere ilişkin belgeler ve kayıtlar Gençlik ve Spor Bakanlığına geçirilerek, Bakanlığın esas ve
şekli denetimine tabi tutulacaktır. Bu durum TFF’nin futbol ve kulüpler üzerindeki yönetim
etkisini oldukça azaltacaktır.

Spor kulübü ve spor anonim şirketi yöneticilerinin cezai yükümlülüklerine ilişkin maddeler ise
futbol yöneticilerinin doğrudan baskı altında kalma ve üçüncü kişilerin müdahalesine açık olma
riskini doğurmaktadır. Böylesine kurumsallaşmış bir risk, yöneticilerin faaliyetlerinden dolayı
şahsi sorumluluğu sebebiyle TFF’nin futbol üzerindeki bağımsız yönetimini sekteye uğratma riski
barındırmaktadır.

Gençlik ve Spor Bakanlığının denetim yetkisi spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri ile sınırlı
kalmamaktadır. Bakanlık tarafından yapılacak ayni ve nakdî yardımlar ile tahsislerin, TFF
tarafından mevzuata ve amacına uygun olarak harcanması ve kullanımının tespitine ilişkin denetim
yetkisi de yine Bakanlıktadır. Bu durum kapsamı belirlenmiş olsa da TFF’nin bağımsızlığını
açıkça zayıflatmakta ve TFF’nin futbola dair faaliyetlerini Bakanlık denetimine açmaktadır.

7405 sayılı Kanun’da Üst Kuruluş maddesinin kapsamı da metinden anlaşılmamaktadır. Madde
‘amatör spor faaliyetlerinde bulunan’ ifadesiyle başlamaktadır ancak Türk hukuk sisteminde
amatör spor faaliyeti tanımı yapılmamıştır. Bu sebeple, Meclis tutanaklarında bu tanımın yapılması
istenmiş ancak bu öneri kabul edilmemiştir. Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri
Talimatı (PFSTT) uyarınca, faaliyete katılması ile ilgili zorunlu giderler dışında, ayrıca
kulübünden ücret (sözleşmedeki edimler karşılığı hak kazandığı para ve para ile ölçülebilen
değerler) alan ve kulübüyle bu hususta yazılı bir sözleşmesi bulunan sporcu, profesyoneldir. Aynı
talimat kapsamında amatörlük ise, futbol faaliyetine katılması ile ilgili zorunlu giderler
(konaklama, malzeme, sigorta ve antrenman giderleri) dışında herhangi bir ücret alınmaması
olarak ifade edilmiştir. FIFA Oyuncuların Transferi ve Statüsü Talimatında amatör olan ve amatör
olmayan ayrımı yapılmamış olduğunu görürüz. Talimatta önce profesyonel futbolcu, kulübüyle
sözleşme yapan ve futbol faaliyetine katılması sürecinde kulübünden ücret alan kişi olarak
tanımlanmış ve bunun dışındaki kişinin amatör olduğu ifade edilmiştir.

Bu madde metninin ‘amatör spor faaliyetlerinde bulunan’ ifadesi yerine amatör spor kulüpleri
şeklinde değiştirilmesi teklif edilmiş olsa da kabul edilmemiştir. Bu madde UEFA’ya karşı
yükümlülüklere ilişkin bir risk barındırmaktadır. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor
gibi birçok kulüp, futbol faaliyetleri dışında amatör spor branşlarında da faaliyette bulunmaktadır.
Bu madde, metindeki belirsizlik sebebiyle geniş yorumlanarak bu kulüplerin futbol alanında da bir
üst kuruluş kurabileceği sonucuna varılabilir. Böyle bir durumda ise UEFA’nın öngördüğü üst
kuruluş yasağı ihlal edilmiş olacaktır. Bu sebeple, zaten yanlış ifade edilen amatör spor faaliyeti
kavramı kanun metninden çıkarılarak amatör spor kulübü ibaresi önerildiği gibi kanuna
eklenmelidir.

Bir spor dalı başlı başına amatör olamaz, amatörlük o spor dalından elde edilen gelir üzerinden
değerlendirilir. Bu yüzden futbol profesyonel olabileceği gibi amatör de olabilir. Bu yanlış
anlaşılma riskinin ortadan kalkması için bu muğlaklığın giderilmesi gerekmektedir.

Ayrıca TFF, bir lige katılım şartı olarak kulüplerin spor anonim şirketi olmasını öngörebilir, TFF
eski Başkanı Nihat Özdemir’in bütün kulüpler şirket olacak açıklaması da buna işaret etmektedir.
Bu karar, yasa koyucu tarafından değil TFF tarafından alınacağı için FIFA yükümlülüklerine
doğrudan bir aykırılık oluşturmaz ancak TFF bu kararı alırken dış etki tartışması gündeme
gelebilecektir.

TFF’nin böyle bir karar alması halinde spor kulüplerinin spor karşılaşmalarına katılma hakkı
büyük bir ölçüde sınırlanacak ve bu karar ayrıca örgütlenme hakkına ve teşebbüs özgürlüğüne
ciddi müdahale teşkil edebilecektir. Böyle bir karara karşı ayrıca Rekabet Kurumu nezdinde hakim
durumun kötüye kullanılması ve/veya pazara erişimin kısıtlanması sebepleriyle 4054 sayılı
Rekabetin Korunması hakkındaki Kanun kapsamında ihlal başvurusunda bulunabilecektir.

5. Sonuç

Sonuç olarak, 7405 sayılı Kanun’un Türkiye Futbol Federasyonuna doğrudan ve dolaylı olarak
müdahil olduğu birçok alan bulunmaktadır. Bu müdahaleler FIFA ve UEFA tarafında TFF’nin
yükümlülüklerinin ihlali olarak yorumlanabilir. FIFA Statüsünde de belirttiği üzere bu ihlallerde
TFF’nin kusur sorumluluğu aranmaz, diğer bir deyişle TFF, kendi eylemlerinden kaynaklanmasa
dahi yaptırımlara maruz kalabilir.

TFF’nin bir yaptırımla karşı karşıya kalması durumunda ortaya çıkacak soru ise FIFA ve
UEFA’nın bir ülke federasyonunu, örneğin TFF’yi, devletin yasama yetkisini kullanması
sebebiyle haklarından mahrum bırakıp bırakamayacağıdır. Norm hiyerarşisi uyarınca FIFA ve
UEFA statüleri uluslararası bir anlaşma niteliğinde değildir, bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti
yasama yetkisini kullanırken FIFA ve UEFA’nın öngördüğü yükümlülükleri dikkate almak
zorunda değildir. Olası bir yaptırım durumunda ise rekabet hukuku çerçevesinde bir devletin meşru
bir amaç için yasama yetkisini kullanması sonucunda FIFA’nın TFF ve futbol kulüpleri
teşebbüslerinin pazara erişimini kısıtlanıp kısıtlanamayacağı tartışılmalıdır. İlk bakışta, FIFA ve
UEFA’nın meşru bir amacı olan orantılı bir yasama faaliyeti sonucunda müsabakalardan men etme
veya TFF’nin ekonomik faaliyetleri ile pazarı etkileyen faaliyetlerine ilişkin hak kısıtlaması
yaptırımlarına başvurmasının rekabet hukukunu ihlal edeceği söylenebilir. Avrupa Adalet
Divanı’nın ilgili kararlarında, FIFA ve UEFA’nın futbol organizasyonunda tek yetkili olabileceği
ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı tespit edilmiştir.

Burada tartışılması gereken meselenin 7405 sayılı Kanun’un meşru bir amaç güdüp gütmediğidir.
Buna ilişkin Anayasa’nın 59’uncu maddesine bakmak gerekir. 59’uncu maddede Devletin, sporun
kitlelere yayılmasını teşvik edeceği
düzenlenmiştir. Ancak 7405 sayılı Kanun’da düzenlenen spor
kulüplerinin ve spor anonim şirketlerinin kurulmasına ve faaliyetlerine ilişkin Bakanlık
denetiminin sporun kitlelere yayılmasını teşvik etmekten ziyade engellediği kolaylıkla
söylenebilir. Profesyonel – amatör ayrımı yapmadan böylesine bir onay ve denetim sürecine tabi
tutmak, kitlelerin kurumsal bir şekilde spor yapmasını zorlaştıracaktır. Bu kurumsallığın
sağlanamadığı toplumlarda da kalıcı bir spor kültürü oluşması beklenemez. Bu sebeple bu kanunun
meşru bir amaç gütmediği hatta Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği söylenebilir. Bu aykırılık da
Kanun’un iptali için bir gerekçe olabilir.









Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir